Türkiye bankacılık sektöründe mevduatlar, 3 Mayıs ile sona eren haftada 308,5 milyar lira gibi dikkat çekici bir düşüş gösterdi. Bu sert çekilmeyle birlikte toplam mevduat hacmi 16 trilyon 702,5 milyar liraya geriledi. Uzmanlar, bu önemli azalışın arkasında yatan temel nedenleri, faiz makasındaki belirgin farklar ve yatırımcıların alternatif getiri arayışlarıyla Borsa İstanbul, döviz ve altına yönelmesi olarak değerlendiriyor.
Mevduatlardaki Büyük Çekilişin Perde Arkası
Bankacılık mevduatlarında yaşanan bu kayda değer azalma, özellikle kredi ve mevduat faizleri arasındaki makasın açılmasıyla ilişkilendiriliyor. Bankaların yüksek kredi faizleri uygulaması, mevduat sahiplerine sunulan getiri oranlarını baskı altında tutarken, yatırımcılar daha cazip getiriler sunan diğer finansal enstrümanlara yöneldi.
Faiz Makasındaki Fark ve Alternatif Yatırımlar
- Kredi Faizleri: 3 Mayıs haftasında aylık bileşik konut kredisi faizi %3,96‘ya geriledi. Tüketici kredisi faizi %5,67, ticari kredi faizi ise %6,94 olarak gerçekleşti.
- Mevduat Faizi: Aynı dönemde mevduat faizi %44,83 olarak kaydedildi. Bu oranlar, özellikle reel getiri beklentisi olan yatırımcılar için mevduatın cazibesini düşürdü.
Bu durum, mevduat sahiplerinin birikimlerini değerlendirirken daha yüksek getiri arayışına girmesine neden oldu. Özellikle Borsa İstanbul, döviz ve altın gibi piyasaların sunduğu fırsatlar, mevduatlardan çıkan paranın ana rotası oldu.
Piyasaların Çekim Gücü: Borsa, Döviz ve Altın
3 Mayıs ile biten haftalık dönemde, finansal piyasalardaki hareketlilik mevduat çıkışını destekleyen önemli faktörlerden biri oldu. Yatırımcıların risk iştahının artması ve enflasyona karşı korunma isteği, bu alternatif piyasalara olan ilgiyi körükledi:
- Borsa İstanbul: BIST 100 endeksi, haftalık bazda %9,39 gibi kayda değer bir yükseliş göstererek, mevduat sahipleri için cazip bir yatırım alternatifi haline geldi.
- Altın: Güvenli liman arayışındaki yatırımcılar, altının gram fiyatını bu hafta %3,52 oranında yukarı taşıdı.
- Döviz Mevduatları: Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları ise 191,6 milyar lira artış gösterdi. Bu durum, mevduatlardan çekilen paranın önemli bir kısmının dövize yöneldiğini ortaya koydu.
Kredi Hacmindeki Değişim ve KGF Desteği
Mevduatlardaki azalmaya karşın, bankacılık sektöründe kredi hacmi genişlemeye devam etti. Toplam krediler bu dönemde 167 milyar lira artışla 13 trilyon 340,3 milyar liraya ulaştı. Özellikle Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli kredilerin etkisiyle ticari kredilerdeki artış dikkat çekti. Ticari krediler 138,5 milyar lira yükselerek 9 trilyon 977,1 milyar liraya çıkarken, tüketici kredileri ise 18,3 milyar lira artışla 1 trilyon 652,4 milyar liraya ulaştı.
Bu veriler, bir yandan mevduat tabanının daraldığını gösterirken, diğer yandan ekonomideki kredi talebinin canlılığını ve KGF gibi destek mekanizmalarının bankacılık sistemindeki kredi büyümesini sürdürmedeki rolünü ortaya koyuyor. Bankacılık sektörü, birikimlerini farklı enstrümanlarda değerlendiren yatırımcılar ve kredi talebi arasında dinamik bir denge arayışında.