Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin makro finansal istikrarının güçlenmeye devam ettiğini belirterek, mali disiplin, enflasyonla mücadele ve yapısal reformların ekonominin ana omurgasını oluşturduğunu vurguladı. Yılmaz, “Yerel Yönetimlerle Finans Yöneticileri Buluşması”nda yaptığı konuşmada, Orta Vadeli Program (OVP) ekseninde uygulanan politikaların meyvelerini vermeye başladığını ifade etti.
Yılmaz’ın açıklamaları, Türkiye ekonomisinin geleceğine dair hükümetin güçlü taahhüdünü ve yol haritasını ortaya koydu. Uluslararası rezervlerdeki artış, risk primindeki (CDS) gerileme ve cari açıktaki iyileşme gibi göstergelerin, uygulanan politikaların başarısının somut kanıtları olduğunu dile getirdi.
Makro Finansal İstikrarda İyileşme Belirtileri
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin zorlu küresel ve bölgesel koşullara rağmen sağlam adımlarla ilerlediğini belirtti. Ekonomideki pozitif dönüşüme işaret eden Yılmaz, finansal göstergelerdeki düzelmelere dikkat çekti:
- Risk Primi (CDS) Düşüşü: Türkiye’nin risk priminin önemli ölçüde gerilediğini, bunun uluslararası piyasalarda ülkeye olan güvenin arttığını gösterdiğini vurguladı.
- Uluslararası Rezerv Artışı: Merkez Bankası uluslararası rezervlerinin güçlü bir artış eğilimine girdiğini, bu durumun döviz piyasalarında istikrarı desteklediğini ifade etti.
- Cari Açıkta İyileşme: Özellikle yılın ikinci yarısından itibaren cari açıkta belirgin bir düşüş yaşandığını, bunun ülke ekonomisinin dışa bağımlılığını azalttığını dile getirdi.
Yılmaz, bu gelişmelerin, ekonomi yönetiminin uyguladığı rasyonel ve öngörülebilir politikaların bir sonucu olduğunu, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını gösterdiğini belirtti.
Orta Vadeli Program: Yol Haritası ve Temel Hedefler
Ekonomi yönetiminin temel referans noktasının OVP olduğunu belirten Yılmaz, programın üç ana eksen üzerinde yükseldiğini söyledi:
1. Mali Disiplin:
OVP’nin ilk ve en önemli hedefinin kamu maliyesinde disiplini sağlamak olduğunu ifade eden Yılmaz, tasarruf tedbirleri, harcama disiplini ve verimlilik artışıyla kamu finansmanını güçlendirmeye devam edeceklerini belirtti. Kamu kesiminde tasarruf bilincinin yaygınlaştırılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
2. Enflasyonla Kararlı Mücadele:
Enflasyonla mücadelenin birinci öncelik olduğunun altını çizen Yılmaz, para, maliye ve gelirler politikasının koordinasyon içerisinde çalıştığını aktardı. Hedefin, enflasyonu kalıcı olarak düşürerek tek haneli seviyelere indirmek olduğunu belirtti ve bu hedefe ulaşmak için kararlılıkla çalışacaklarını ifade etti.
3. Yapısal Reformlar:
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü artıracak, verimliliği yükseltecek ve yatırım ortamını iyileştirecek yapısal reformların devam edeceğini bildirdi. Bu reformların, serbest piyasa ekonomisi ilkelerinden ödün vermeden, doğrudan yabancı yatırımları teşvik ederek sürdürüleceğini dile getirdi.
Küresel Zorluklar ve Türkiye Ekonomisi
Küresel ekonominin yavaşladığı, jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin önemli bir büyüme performansı sergilediğini belirten Yılmaz, 2023 yılı büyüme beklentilerini de paylaştı. Türkiye’nin yeşil dönüşüm ve dijitalleşme alanlarındaki potansiyeline vurgu yaparak, bu alanların gelecekteki büyümenin lokomotifi olacağını ifade etti.
Yerel Yönetimlere Mali Disiplin Çağrısı
Konuşmasında yerel yönetimlerin mali disiplindeki rolüne de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, merkezi hükümetin uyguladığı mali disiplin anlayışının yerel yönetimlere de yansıması gerektiğini belirtti. Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması noktasında yerel yönetimlerin sorumluluğunun büyük olduğunu, bu sinerjinin genel ekonomik istikrara katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.