Türkiye’de hanehalkının yaşam maliyetleri, Mayıs 2024 verilerine göre kritik seviyelere ulaştı. Türk-İş tarafından açıklanan “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırması, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için gereken minimum harcama olan açlık sınırının 31.000,48 TL‘ye, konut, giyim, ulaşım, eğitim, sağlık gibi diğer zorunlu harcamalarla birlikte yoksulluk sınırının ise 101.520,38 TL‘ye yükseldiğini ortaya koydu. Bu rakamlar, özellikle asgari ücretli ve sabit gelirli vatandaşlar üzerindeki ekonomik baskının giderek arttığını gözler önüne seriyor.
Mayıs ayında Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda harcaması, bir önceki aya göre %4,95 artış gösterirken, yıllık bazda %81,50’lik ciddi bir yükseliş kaydetti. Bu oranlar, gıda enflasyonunun genel enflasyonun üzerinde seyretmeye devam ettiğini ve vatandaşın temel ihtiyaçlara erişiminin zorlaştığını gösteriyor.
Detaylı Sınır Rakamları
Dört Kişilik Aileler İçin Durum
- Açlık Sınırı: Yeterli ve dengeli beslenme maliyetini ifade eden açlık sınırı, Mayıs ayında 31.000,48 TL olarak hesaplandı. Nisan ayına göre %4,69 oranında artan bu tutar, geçen yılın Mayıs ayına göre ise %80,59 gibi yüksek bir artışa işaret ediyor.
- Yoksulluk Sınırı: Gıda harcamalarına ek olarak tüm temel ihtiyaçları kapsayan yoksulluk sınırı ise 101.520,38 TL’ye ulaştı. Nisan ayına göre %4,62 artan yoksulluk sınırı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %77,44’lük bir yükseliş gösterdi.
Bekar Çalışanların Yaşam Maliyeti
Araştırma aynı zamanda bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyetini de belirledi. Buna göre, bekar bir çalışanın insanca bir yaşam sürdürebilmesi için aylık olarak en az 35.397,00 TL harcama yapması gerektiği ortaya çıktı. Bu tutar, asgari ücretin çok üzerinde seyrederek, tek başına yaşayan çalışanların dahi geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığını gözler önüne seriyor.
Gıda Enflasyonunda Yüksek Seyir
Türk-İş’in verileri, mutfak enflasyonundaki yükselişin devam ettiğini gösteriyor. Ankara’da gıda fiyatlarındaki aylık %4,95’lik artış, temel gıda ürünlerinin fiyatlarının istikrarsız bir şekilde yükselmeye devam ettiğini ortaya koydu. Özellikle sebze-meyve, ekmek-unlu mamuller ve et ürünleri fiyatlarındaki artışlar dikkat çekti. Yıllık bazda gıda fiyatlarındaki %81,50’lik artış ise hanehalkı bütçeleri üzerindeki baskının ne denli yoğun olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Ekonomik Baskının Vatandaş Üzerindeki Etkisi
Açlık ve yoksulluk sınırlarındaki bu yükselişler, ülkedeki gelir dağılımı adaletsizliği ve enflasyonist ortamın hanehalkı üzerindeki yıkıcı etkisini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle asgari ücretin 17.002 TL olduğu bir ortamda, dört kişilik bir ailenin sadece gıda için 31.000 TL’nin üzerinde bir harcama yapması gerektiği gerçeği, birçok ailenin yeterli beslenme imkanından dahi mahrum kalma riskini gündeme getirmektedir. Bu durum, ekonomik politikaların gözden geçirilmesi ve vatandaşın alım gücünü artırmaya yönelik acil önlemlerin alınması gerektiğini bir kez daha vurgulamaktadır.