Türkiye akaryakıt sektörünün devlerinden OPET’in kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk, iş dünyasındaki liderliğinin yanı sıra toplumsal sorumluluk projelerine adanmışlığıyla da tanınıyor. Öztürk, her sosyal projenin kalpten yazılmış bir şiir gibi olduğunu ifade ederek, OPET’in ticari başarılarının ötesinde, topluma karşı bir borç bilinciyle hareket ettiğini vurguluyor.
Öztürk’ün bu benzersiz bakış açısı, sadece finansal kazançlarla yetinmeyip, ülkenin kültürel ve sosyal dokusuna değer katmayı hedefleyen bir kurumsal felsefeyi yansıtıyor. Ona göre, bir işi sevmeden yapmak, o işi tamamlamamak anlamına geliyor; bu ilke OPET’in tüm sosyal sorumluluk çalışmalarının da temelini oluşturuyor.
Her Felsefenin Temelleri: Ticari Kazançtan Öte Bir Vizyon
Nurten Öztürk’ün toplumsal projelere duyduğu bu derin bağlılığın kökenleri, çocukluğuna ve annesinden aldığı ilhamla şekilleniyor. Bir öğretmen kızı olarak mütevazı bir çevreden gelen Öztürk, annesinin kitap ve şiir sevgisinin, kendisine hayatta bir pusula olduğunu belirtiyor. Bu ilhamla, eşi Fikret Öztürk ile birlikte Öztürkler A.Ş.’yi kurduktan sonra, kısa sürede büyük başarılara imza atan OPET’i inşa ettiler.
Ancak bu ticari başarı, Öztürk çiftini sadece kar odaklı bir anlayışa hapsetmedi. Nurten Öztürk, “Sadece ticari kazançla yetinmedik, topluma borcumuz olduğunu bildik. Bu topraklardan kazanıp bu topraklara geri vermenin, yüreğimizle yaptığımız her işin başarıya ulaştığını gördük” sözleriyle bu felsefelerini özetliyor. Bu yaklaşım, OPET’in sosyal sorumluluk projelerini şirket kültürüyle bütünleştiren temel bir değer haline geldi.
OPET’in Kalpten Yazılan Sosyal Projeleri: Toplumsal İz Bırakan Adımlar
OPET, Nurten Öztürk’ün liderliğinde birçok örnek teşkil eden sosyal sorumluluk projesine imza attı. Bu projeler, ülkenin farklı bölgelerinde ve farklı ihtiyaç alanlarında önemli dönüşümler sağladı:
- Tertemiz Tuvalet Kampanyası: Hijyen ve temizlik bilincini artırmayı hedefleyen bu proje, OPET istasyonlarından başlayarak tüm Türkiye’ye yayılan bir farkındalık yarattı.
- Yeşil Yol Projesi: Çevre koruma ve ağaçlandırma odaklı bu proje, doğal güzelliklerin korunmasına ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulundu.
- Örnek Köy Projeleri: Kırsal kalkınmayı destekleyen bu projelerle, köylerin altyapısı iyileştirildi, eğitim ve yaşam standartları yükseltildi.
- Tarihe Saygı Projesi: Özellikle Çanakkale ve Gelibolu Yarımadası’nda yürütülen bu proje, tarihi ve kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması için önemli çalışmalar gerçekleştirdi.
- Kadın Gücü Projesi: Kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki yerini güçlendirmeyi amaçlayan bu proje, kadın istihdamını ve girişimciliğini destekleyerek toplumsal kalkınmaya ivme kazandırdı.
Öztürk, bu projeleri birer “şiir” olarak nitelendirirken, her birinin ardında titiz bir çalışma, derin bir empati ve gerçek bir toplumsal katkı hedefi yattığını vurguluyor. Projeler, sadece şirket imajına katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ülke genelinde somut ve ölçülebilir faydalar sunuyor.
Kadın Gücü ve Eğitimin Önemi
Nurten Öztürk’ün kişisel yaşamında ve iş felsefesinde kadınların güçlenmesi ve eğitimin önemi büyük bir yer tutuyor. Kendi ailesinde gördüğü eğitim ve azmin bir yansıması olarak, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta aktif rol almasını teşvik ediyor. “Kadının güçlü olması, ekonominin kalkınması, eğitimin ışığı ile mümkün” diyen Öztürk, bu ilkeyi Kadın Gücü Projesi gibi girişimleriyle somutlaştırıyor. Ona göre, bir ülkenin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak, kadınların potansiyelini serbest bırakmaktan geçiyor.
Öztürk’ün vizyonu, OPET’in sadece bir akaryakıt şirketi olmanın ötesinde, Türkiye’nin sosyal ve ekonomik gelişimine katkıda bulunan, topluma değer katan bir kurumsal vatandaş olarak konumlanmasını sağlıyor. Yürekle yapılan işlerin her zaman başarıya ulaşacağına dair inancı, OPET’in gelecekteki projeleri için de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.