Ekonomi dünyasının tanınmış isimlerinden Özge Öner, kaleme aldığı “Başka Bir Ülke Mümkün” adlı yeni kitabıyla Türkiye’nin son yirmi yıllık makroekonomik ve politik panoramasına eleştirel bir bakış sunuyor. Öner, bu eserinde sadece bir ekonomik analiz değil, aynı zamanda ülkenin geleceği için kapsamlı bir yol haritası önerisi ortaya koyuyor. Kitap, Türkiye’nin son yirmi yılda gerçekleştirdiği reformlara rağmen neden arzu edilen büyüme ve kalkınma seviyesine ulaşamadığı sorusuna yanıt arıyor.
Ekonomist kimliğiyle öne çıkan, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Rekabet Kurumu ve BDDK gibi önemli kurumlarda yöneticilik yapmış ve halen Ankara Üniversitesi’nde öğretim üyeliği görevini sürdüren Özge Öner, kitabında Türkiye’nin ekonomik seyrini derinlemesine inceliyor. Öner, yaşanan sorunların kaynağında yatan temel yanlışları ve kaybedilen fırsatları net bir dille ortaya koyarak, okuyucuyu hem geçmişi anlamaya hem de geleceği şekillendirmeye davet ediyor.
Türkiye Ekonomisinin Son Yirmi Yılına Eleştirel Bakış
Öner’in analizine göre, Türkiye son yirmi yılda önemli yapısal reformlar gerçekleştirmiş olsa da, bu reformlar çoğu zaman temel sorunlara gerçekçi teşhisler konulamaması nedeniyle istenen etkiyi yaratamamıştır. Kitap, ülkenin ekonomik sıkıntılarını “yüksek faiz, düşük kur” gibi yüzeysel nedenlere bağlama veya “dış güçler” gibi söylemlerle açıklama kolaycılığına düşülmemesi gerektiğini vurguluyor. Bunun yerine, asıl meselelerin içsel dinamiklerde, uygulanan politikalarda ve kurumsal erozyonda aranması gerektiğini belirtiyor.
Öner, bu dönemde Telekomünikasyon gibi stratejik kurumların özelleştirilmesi, kamu bankalarının satışları, emeklilik fonlarının yönetimi ve kentsel dönüşüm projeleri gibi uygulamaların uzun vadeli faydalar yerine, kısa vadeli rant ve yanlış kaynak dağılımına yol açtığını savunuyor. Bu durumun, ülke ekonomisinde derinlemesine eşitsizlikleri artırdığını ve sürdürülebilir bir büyüme modelinin önüne geçtiğini ifade ediyor.
Kayıp Fırsatlar ve Kurumsal Zayıflıklar
Kitap, Türkiye’nin son yirmi yılda başta Güney Kore, Singapur ve Çin gibi ülkelerle olan kalkınma farkını neden kapatamadığını detaylıca inceliyor. Özge Öner, bu farkın temelinde, liyakatin zayıflaması, düzenleyici kurumların bağımsızlığının erozyona uğraması ve hukuk devleti ilkesinin aşınması gibi faktörlerin yattığını belirtiyor. Bu durumun, yatırım ortamını olumsuz etkileyerek, üretken yatırımların önünü tıkadığını ve ülkenin beyin göçüyle nitelikli insan kaynağını kaybettiğini vurguluyor.
Eğitim sistemindeki yetersizliklerin ve bilime yeterli yatırım yapılmamasının da bu tablonun önemli bir parçası olduğunu dile getiren Öner, Türkiye’nin uzun vadeli stratejik bir vizyondan yoksun kalmasının bugünkü yapısal sorunların temelini oluşturduğunu iddia ediyor.
Başka Bir Ülke Nasıl Mümkün?
Özge Öner, sadece eleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda “Başka Bir Ülke Mümkün” başlığı altında bir çıkış yolu da öneriyor. Kitap, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal refaha ulaşabilmesi için yalnızca ekonomik politikalarda değil, aynı zamanda siyasal ve sosyal yapıda da köklü bir değişim ihtiyacına dikkat çekiyor. Öner’e göre, bu değişim; liyakatin yeniden tesisi, kurumların bağımsızlığının güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğünün mutlak bir şekilde uygulanması, üretim odaklı bir ekonomi anlayışının benimsenmesi, inovasyona ve insan sermayesine yatırım yapılmasıyla mümkün olabilir.
Öner, kitabını bir “yol haritası” olarak nitelendirerek, kamuoyunda bu kritik konuların etraflıca tartışılmasına zemin hazırlamayı hedefliyor. Kitap, Türkiye’nin potansiyelini gerçekleştirmesi için kapsamlı ve cesur adımlar atılmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan güçlü bir çağrı niteliğinde.