Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıklamaları, Türkiye’nin sivil havacılık sektöründe son yirmi yılda kaydettiği olağanüstü büyümeyi gözler önüne serdi. Bakan Uraloğlu, ülkedeki pilot sayısının 2002 yılında yaklaşık 6.000 iken bugün itibarıyla 17.910’a ulaştığını duyurdu. Bu artış, havacılık altyapısı, filo büyüklüğü ve yolcu kapasitesindeki eş zamanlı genişleme ile birlikte, Türkiye’yi küresel havacılık sahnesinde önemli bir oyuncu haline getiriyor.
Türkiye, son iki dekadda havacılık alanında gerçekleştirdiği stratejik yatırımlar ve vizyoner politikalar sayesinde, sektörde adeta bir devrim yaşadı. Pilot sayısındaki bu çarpıcı yükseliş, ülkenin sadece hava taşımacılığı kapasitesini değil, aynı zamanda eğitim ve insan kaynağı yetiştirme potansiyelini de güçlendirdiğini gösteriyor.
Türkiye’nin Hava Sahasındaki Hızla Yükselişi
Bakan Uraloğlu’nun vurguladığı üzere, Türk sivil havacılığı 2002’den bu yana tüm göstergelerde rekor seviyelere ulaştı:
- Pilot Sayısı: 2002’de 6.000 olan pilot sayısı, 2024 itibarıyla 17.910’a çıkarak %198.5 oranında bir artış kaydetti.
- Havalimanı Sayısı: Aktif havalimanı sayısı 26’dan 58’e yükseldi. Bu, coğrafi erişilebilirliği önemli ölçüde artırdı.
- Uçak Filosu: Sivil hava araçlarının sayısı 162’den 686’ya ulaşarak %323 artış gösterdi. Bu genişleme, hem yolcu hem de kargo taşımacılığı kapasitesini güçlendirdi.
- Uçuş Eğitim Kurumları: Pilot yetiştiren uçuş eğitim okullarının sayısı 7’den 38’e yükseldi. Bu durum, sektörün insan kaynağı ihtiyacını karşılamada ne kadar ciddi adımlar attığını gösteriyor.
- Hava Trafiği ve Yolcu Sayısı: Son yirmi yılda hava trafiği %170 oranında artarken, taşınan yolcu sayısı da 220 milyona ulaştı.
- Hava Kargo Hacmi: Yıllık hava kargo taşımacılığı 1,5 milyon ton seviyesine ulaştı.
- Küresel Pazar Payı: Türkiye’nin küresel hava trafiğindeki payı %0,45’ten %4,5’e çıkarak on kat büyüdü.
Altyapı Hamleleri ve Küresel Hedefler
Türkiye’nin havacılık alanındaki bu başarısının arkasında, özellikle havalimanı altyapısına yapılan büyük yatırımlar yatıyor. İstanbul Havalimanı gibi mega projeler, ülkeyi uluslararası bir transit merkezine dönüştürmede kilit rol oynadı. Bakan Uraloğlu, Çukurova Havalimanı, Antalya Havalimanı’nın ikinci pisti, Tokat, Rize-Artvin ve Ordu-Giresun Havalimanları gibi projelerin de bölgesel ve ulusal kalkınmaya önemli katkılar sağladığını belirtti.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin havacılık stratejisinin 2053 Vizyonu’nu da kapsadığını ifade etti. Bu vizyon, ülkenin “Küresel Bir Havacılık Transit Merkezi” olma hedefini güçlendiriyor. Bu strateji, sadece yolcu ve kargo taşımacılığını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda havacılık bakımı, onarımı ve üretiminde de Türkiye’nin yetkinliğini artırmayı hedefliyor.
Ekonomik Katkı ve Küresel Rol
Havacılık sektöründeki bu büyüme, Türk ekonomisine de önemli katkılar sağlıyor. Sektördeki 7 hava yolu şirketi ve 62 uçak bakım kuruluşu, istihdam yaratmanın yanı sıra, ülkenin hizmet ihracatını da destekliyor. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, coğrafi konumu ve hükümetin kararlı yatırımları, havacılık sektörünün gelecekte de büyüme potansiyeli taşıdığını gösteriyor.
Küresel havacılık arenasındaki payının artması, Türkiye’nin dünya ticaretindeki ve turizmdeki rolünü de güçlendiriyor. Daha fazla hava bağlantısı, iş dünyası için yeni fırsatlar yaratırken, ülkenin kültürel ve ekonomik etkileşimini de artırıyor.