Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Türk sanayisinin Orta Doğu’daki yeni çatışmalara yorgun ve hazırlıksız yakalandığını belirterek, hükümetten acil ve kapsamlı destek paketi beklediklerini ifade etti. Yorgancılar, sanayicinin mevcut ekonomik koşullar altında ayakta kalabilmesi ve ülkenin üretim hedeflerine ulaşabilmesi için desteklenmesinin “sonuna kadar hakkı” olduğunu vurguladı.
Yorgancılar’ın açıklamaları, 7 Ekim’de başlayan İsrail-Filistin çatışmasının küresel ekonomi üzerindeki potansiyel etkileri ve Türk sanayisinin bu süreçten nasıl etkileneceğine dair endişeleri artırdığı bir döneme denk geldi.
Türk Sanayisinin Zorlu Mücadelesi
Depremden Enflasyona Biriken Sorunlar
Ender Yorgancılar, sanayi sektörünün son bir yıldır birden fazla ağır yükle mücadele ettiğine dikkat çekti. “Daha Kahramanmaraş depreminin enkazını kaldıramadan, yüksek enflasyon, yüksek faiz, yüksek enerji maliyetleri ve asgari ücretin getirdiği maliyet artışlarıyla boğuşurken, ne yazık ki bu yeni savaşa yakalandık,” sözleriyle sanayicinin içinde bulunduğu zorlu durumu özetledi. Depremin yarattığı yıkımın yanı sıra, ülkedeki yüksek enflasyon oranları ve faiz politikaları, işletmelerin finansman maliyetlerini ciddi şekilde artırmış durumda. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve asgari ücrete yapılan zamlar da üretim maliyetleri üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor.
Yeni Çatışmanın Yarattığı Belirsizlik Ortamı
Orta Doğu’daki çatışmaların tırmanmasıyla birlikte, küresel ekonomide yeni bir belirsizlik ikliminin oluştuğunu belirten Yorgancılar, bu durumun Türk sanayisi için ek riskler taşıdığını ifade etti. Olası etkiler arasında şunlar bulunuyor:
- Enerji Fiyatlarında Yükseliş: Bölgesel gerilimler, petrol ve doğalgaz fiyatlarında küresel ölçekte artışa neden olabilir. Bu da zaten yüksek enerji maliyetleriyle boğuşan Türk sanayicisinin yükünü daha da ağırlaştıracaktır.
- Navlun Maliyetlerinin Artması: Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıklar ve bölgesel riskler, navlun (taşımacılık) maliyetlerinin yeniden yükselmesine yol açabilir. Bu durum, özellikle ihracatçı firmalar için rekabet gücünü olumsuz etkileyecektir.
- Finansman Maliyetlerinin Yükselmesi: Küresel risk iştahının azalması ve uluslararası piyasalardaki oynaklık, Türk şirketlerinin dış finansmana erişimini zorlaştırabilir ve maliyetlerini artırabilir.
Sanayicinin Beklentisi: Acil Destek Paketi
Hükümete Kritik Çağrı
EBSO Başkanı, hükümetin bu kritik dönemde sanayicinin yanında durması gerektiğini vurguladı. “Sanayicinin şu anda desteklenmek sonuna kadar hakkıdır,” diyerek net bir duruş sergiledi. Yorgancılar, maliye politikalarında sanayiciyi destekleyici adımların atılmasının ve ihracata dönük üretime yönelik rekabetçi faizlerle kredi mekanizmalarının oluşturulmasının elzem olduğunu belirtti.
Sanayi sektörünün, Türkiye’nin istihdamı, katma değerli üretimi ve cari açığı azaltma hedefleri açısından kilit rol oynadığının altını çizen Yorgancılar, bu sektörün zor zamanlarda güçlü bir şekilde ayakta kalabilmesinin ulusal ekonomi için hayati önem taşıdığını ifade etti.
Üretim ve İhracat Odaklı Politika Çağrısı
Yorgancılar, mevcut belirsizlik ortamından çıkış yolunun “üretim ve ihracat odaklı” bir yaklaşımdan geçtiğini savundu. Bu vizyon doğrultusunda atılacak adımların, Türkiye’nin küresel rekabetteki yerini güçlendireceğini ve ekonomik istikrarı destekleyeceğini belirtti. Sanayicilere verilecek desteklerin, yeni yatırımları teşvik etmesi, mevcut kapasitelerin korunmasını sağlaması ve böylece ülkenin üretim gücünü artırması bekleniyor.
Kim ve Nerede Konuştu?
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, bu önemli açıklamalarını Ege Bölgesi’nin önde gelen sanayi temsilcisi olarak İzmir’den yaptı.
Sanayicinin Hakkı: Tam Destek
Ender Yorgancılar, Türk sanayisinin hem iç hem de dış kaynaklı pek çok zorlukla aynı anda mücadele ettiğini ve bu nedenle devlet desteğinin artık bir tercih değil, bir hak olduğunu dile getirdi. Sanayicilere yönelik acil ve bütünsel bir destek paketinin, sektörün sadece hayatta kalması için değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik büyümesi ve istihdamının sürdürülebilirliği için de kaçınılmaz olduğunu vurguladı.